Şimdi yükleniyor

Ata Toprağı Kırgızistan’da Gerçekleştirilen 5. Türk Filmleri Haftası Yoğun İlgi Gördü

83 turk filmleri

Ata Toprağı Kırgızistan’da Gerçekleştirilen 5. Türk Filmleri Haftası Yoğun İlgi Gördü

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları, T.C. Dışişleri Bakanlığı Bişkek Büyükelçiliği’nin destekleriyle Yerli Düşünce Derneği’nin düzenlediği, 5. Türk Filmleri Haftası-Bişkek etkinliği 16-20 Ekim 2021 tarihlerinde Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te gerçekleştirildi.

Sinema, siyaset ve basın camiasından birçok kişinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinliğe Türkiye’den; AK Parti Ordu Milletvekili ve Yerli Düşünce Derneği Genel Başkanı Metin Gündoğdu, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdür Yardımcısı Kemal Uysal, Oyuncular Nisa Sofiya Aksongur, Tuba Ünsal, Yapımcı Galip Güner, Yönetmenler Fatih Özcan, Ahmet Toklu, Mehmet Bahadır Er, Mehmet Gün, Yapımcı ve Senarist Halil Kardaş, Halk Müziği Sanatçısı Arslanbek Sultanbekov, Gazeteci Bedir Acar ile Yönetmen ve Türk Filmleri Haftası Genel Koordinatörü Öner Kılıç katılım gösterdi. Etkinlikte ayrıca Kırgızistan Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanı Azamat Camankulov, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Ahmet Sadık Doğan, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Kırgızistan Sinema Daire Başkanı Muktalı Bektenaliyev, TRT Özbekistan Temsilcisi Nizam Şahin, Ahıska Türkleri Derneği Başkanı Atamşa Dursunov, konuk yönetmenler, film yapımcıları ve oyuncular ile çok sayıda davetli yer aldı. Festivalin açılış galası Manas Sineması’nda, Yönetmenliğini Mehmet Ada Öztekin’in yaptığı ve başrollerini Aras Bulut İynemli ile Nisa Sofiya Aksongur’un paylaştığı “7. Koğuştaki Mucize” filminin gösterimi ile başladı.

İki ülke millî marşlarının okunmasının ardından konuşan Kırgızistan Kültür, Enformasyon, Spor ve Gençlik Politikası Bakanı Azamat Camankulov, “Türkiye halkı ile Kırgız halkları dili, dini, kültürü ve tarihi bir olan kardeş halktır. Türk kardeşlerimizi Ata yurdunda selamlıyorum.” ifadesini kullandı.

“Türkiye, dizi ve filmleriyle dünyada kendinden söz ettiriyor”

Bakan Camankulov, Türk filmlerinin dünyada yüksek seviyeye çıktığını belirterek, “Önce dizileri ile şimdi de filmleri ile dünyada kendinden söz ettiren Türkiye’deki film yapımları özellikle konusuyla, oyuncuların tecrübesiyle ve yönetmenlerin üretkenliği ile dünyanın ilgisini çekiyor.” dedi.

Kırgızistan sinema sektörünün Türkiye’deki yapımları örnek alması gerektiğini düşündüğünü vurgulayan Camankulov, “Kırgızistan mutlaka tecrübe edinmelidir. Bu tür filmler daha fazla gösterime girmeli. İki kardeş halkın çok sayıda ortak projesinin hayata geçeceğine inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“Türk Filmleri Haftası iki ülkenin yakın iş birliğinin örneğidir”

Türkiye’nin Bişkek Büyükelçisi Ahmet Sadık Doğan, Türk Filmleri Haftası’nın iki kardeş halkın kültürel yakınlığını gösteren bir faaliyet olduğunu belirterek, “Türk Filmleri Haftası iki ülkenin yakın iş birliğinin örneğidir.” dedi.

İki ülke ilişkilerinin günden güne derinleşmeye devam ettiğini ifade eden Doğan, Yerli Düşünce Derneği’ne katkılarından ve iki ülke Kültür Bakanlıklarına desteklerinden dolayı teşekkür etti.

“Bu coğrafyanın sinema alanında çok kıymetli değerleri var”

Ordu Milletvekili ve Yerli Düşünce Derneği Genel Başkanı Metin Gündoğdu ise, sinema ve sanatın ülkeleri birbirleriyle bağladığına işaret ederek, söz konusu etkinlik ile iki ülke arasında birlikteliğin, kardeşliğin daha çok ortaya çıkacağını söyledi. Kardeşliğin pekişmesi adına “Türk Dünyası Sinema Fonu”nun mutlaka oluşturulması gerektiğinin altını çizen Gündoğdu, “Bu coğrafyanın sinema alanında çok kıymetli değerleri var. Bunu büyük bir fon oluşturup gün yüzüne çıkartırsak, Hollywood ve benzeri sinema sektörlerinin bizim bu bölgenin yapıtlarının yanında çok çok geride kalacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.

Gündoğdu, Türkiye’de sinemaya ayrılan bütçenin artırılması ve böyle bir fon oluşturulması için gayret gösterileceğini de sözlerine eklerken, Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali’ni organize eden T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan’a da teşekkürlerini iletti.

Etkinliğin açılış töreni, katılımcılara plaket, yapımcı ve oyunculara hediyelerin takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle son buldu.

Film Haftası, Kardeşlik Bağlarını Güçlendiren Bir Misyon Üsteleniyor

Kardeş ülke Kırgızistan ile Türkiye arasında sinemanın gücüne dayanan bir köprü daha eklemeyi hedefleyen Türk Filmleri Haftası, usta yönetmenlerin ödüllü eserlerinin yanı sıra sinemaseverlerin yoğun ilgisi ile karşılaşmış popüler sinema filmleriyle geniş bir çerçevede sinema seyircisinin karşısına çıkarken, hazırladığı seçki ile Türk sinemasına da “panoramik” bir bakış imkânı sunuyor. Bu etkinlik ayrıca, kardeşlik bağlarını güçlendiren bir misyon üsteleniyor.

16-20 Ekim 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilen 5. Türk Filmleri Haftası-Bişkek etkinliğinde; 7. Koğuştaki Mucize, Pota, Mavzer, Aşkın Ömrü, Omar ve Biz ve Rafadan Tayfa Göbeklitepe (Animasyon) filmleri, sinemaseverlerle ücretsiz buluştu. Ayrıca bu hafta çerçevesinde film gösterimlerinden sonra sanatçılarla seyirci buluşmaları gerçekleştirilirken; Kırgızistan Türk Manas Üniversitesi öğrencileriyle Türk sineması söyleşileri düzenlendi. Etkinlik kapsamında Türkiye’den gelen yönetmenler, oyuncular ve yapımcılarla Kırgızistanlı sinema sanatçıları buluşması yapılarak, ortak yapımlar üzerine ikili görüşmeler ve söyleşiler gerçekleştirildi.

5.Türk Filmleri Haftası-Bişkek etkinliğine katılan konuklar, festivalle ilgili dergimize değerlendirmelerde bulundu:

Fatih ÖZCAN
“Mavzer” Filminin Yönetmeni

Bişkek’te geçirdiğimiz süre, özellikle Kırgızistan ve Türkiye arasında ortak yapım projeleri geliştirmek, iki ülkenin ve iki kültürün birbirini tanıması adına bence çok önemliydi. Tarihsel boyutta her ne kadar aynı kültürden, aynı coğrafyalardan bugüne gelmiş olsak da, zaman içerisinde coğrafyanın sosyolojik nedenlerinin ortaya çıkartmış olduğu farklar, aynı zamanda sinematografik olarak da başka imkânlar sunuyor. Bişkek özelinde ve Kırgızistan genelinde söylemek gerekirse, burası hikâye anlamında oldukça geniş havzaya sahip bir ülke. Keza Türkiye de öyle.

Bişkek’te geçirdiğimiz süre içerisinde hem Türk Filmleri Haftası etkinlikleri çerçevesinde seyircinin filmlere olan rağbeti hem oradaki yapımcı ve yönetmenlerle geçirdiğimiz süre hem de yeni bir tanışıklığın meydana gelmesi çok önemliydi. Bence Türk Filmleri Haftası, amacına o toplantılarda ulaştı. Çünkü birbirini tanımayan, aynı kültürden beslenen, aynı coğrafya ve manevi iklimden beslenen insanlar bir araya gelerek birbirleriyle tanışma ve yeni projeler üzerine kafa yorma fırsatı buldu. Kendi adıma, ilerleyen zamanda bunların mutlaka ama mutlaka hayata geçeceğine inanıyorum. Ki benim böyle girişimlerim var. Biliyorsunuz Cengiz Aytmatov, Kırgızistan’ın ve dünyanın en önemli ve sayılı yazarları arasında. Onun romanlarında dahi bu proje anlamında da manevi ruh iklimi anlamında da ve birlikte iş yapabilme potansiyelini geliştirme anlamında da birçok olanak barındırıyor. Elbette ki iki ülke arasında ortak bir projeyi geliştirmek kolay değil, uluslararası yapıma giriyor. Fakat bunlar, inanıyorum ki çabayla aşılabilecek şeyler. Bişkek Türk Filmleri Haftası özelinde ve aslında Orta Asya ile birlikte gezmenin genelinde hem Özbekistan hem Kırgızistan hem de Kazakistan bugüne kadar film yapımcıları ve yazarları, yönetmenleri olarak yüzümüzü daha batıya dönükken doğuda, Orta Asya coğrafyasında ne kadar eksik olduğumuzu gösteren bir durumu da ortaya çıkarttı. Dolayısıyla bu film haftaları, filmlerin oralarda gösteriliyor olması; aynı zamanda Orta Asya Türk ülkelerine de yeni bir ufuk yeni bir pencere açılmasını sağladı. Bu anlamda ben Türk Filmleri Haftası’nı oldukça önemsiyorum. Umarım gelecek yıllarda da yaptığımız başka işlerle, başka filmlerle oralarda oluruz; o ülkeleri tekrar ziyaret etme şansı buluruz. Ümit ediyorum ki kısa sürede Kırgızistan-Türkiye ortak yapımı bir filmi hayata geçirebiliriz.

Nisa Sofiya AKSONGUR
Oyuncu

5.Türk Filmleri Haftası Bişkek kapsamında Kırgızistan’a gittik ve çok beğendim. Parklar, yeşillikler çok güzeldi. Oradayken dönme dolaba bindik ve şehrin manzarası muhteşemdi. Sonrasında etkinlik galası gerçekleştirildi. Galaya Kırgızistan Kültür Bakanlığı da katılım gösterdi. Bu sebeple onlarla da tanışma fırsatım oldu. Sonrasında benim de oyuncu olduğum 7. Koğuştaki Mucize filmini hep birlikte izledik. Kırgız seyircilerin de beğendiğini umuyorum. Galadan sonra da Supara Kafe’ye gittik. Orası dağlık bir alan olduğu için karlarla oynama fırsatım oldu. Aynı zamanda oradaki yediğimiz yemekler de çok güzeldi, çok sevdim. Ayrıca Ata Beyit Anıt Mezarlığı’na da gittik, tarihî eserlerin olduğu önemli bir yer. Ben Bişkek’e ilk defa gittim, umarım buraya bir daha gelme fırsatım olur.

Tuba ÜNSAL
Oyuncu

Festivalde, oradaki vatandaşlarımızla birlikte olmak, o duyguyu yaşamak gerçekten güzeldi. Kırgız kültürüne ait detayları keşfetmek, kısa da olsa Kırgızistan’ı dolaşmak çok güzeldi. Sinemanın gücünü topraklarımızın dışına taşıyabilmek bizim için çok özel bir tecrübeydi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Galip GÜNER
“Aşkın Ömrü” Filminin Yapımcısı

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları, T.C. Dışişleri Bakanlığı Bişkek Büyükelçiliği’nin destekleriyle Yerli Düşünce Derneği’nin düzenlediği 5. Türk Filmleri Haftası-Bişkek etkenliğine davet edildiğimizde; kültürümüzün, özümüzün ve sözümüz bir olduğu Kırgızistan’ı tanımak beni heyecanlandırdı. Biz de “Aşkın Ömrü” adlı filmimiz ve oyuncularından Tuba Ünsal ile birlikte etkinliğe katılma kararını mutlulukla kabul ettik. Uzun bir yolculuktan sonra havalimanında organizasyonu koordine eden Öner Bey, tüm samimiyeti ve güler yüzüyle bizi bizzat karşıladı.

Akşam galaya katıldığımızda, Kırgızistan halkının yoğun ilgisi ve kusursuz yapılan organizasyondan mutlu olduk. Ertesi gün üniversitedeki öğrencilerle söyleşide buluşma gayet başarılıydı. Kırgızistan Sinema Genel Müdürü’nün daveti üzerine Kırgız yapımcılar ve yönetmenler ile buluşurken, sinema konusunda fikir alışverişi imkânı sağladık. Son gün, Kırgızistan’ın gezilmesi, görülmesi gereken yerlere gitmek için hazırlanan tura çıktık. İlk durağımız, Ata Beyit Anıt Mezarı oldu. Hikâyesi anlatıldığında tam bir film hikâyesi olduğunu gördük. Bu hikâyenin film olarak çekilmesi ve tarihimizi şimdiki gençlere aktarılması gerektiğini düşündük. Sonrası Tanrı Dağları’nın gezisi ve güzel bir yemek sonrası otele döndük ve dönüş hazırlıklarına başladık.

Düzenli ve güzel bir organizasyona katıldığımız için mutlu olduk. Metin Gündoğdu ve Öner Kılıç Bey’e teşekkürlerimizi borç biliriz. Ayrıca altı yıldan beri Türk Cumhuriyetleri için gönülden yaptıkları çalışmalar için de kendilerine başarılarının devamını dilerim.