EYLÜL 2021 SAYIMIZ ÇIKTI

27 Mayıs 1960 askerî müdahalesi, Türk demokrasi tarihinde önemli bir kırılma noktasıdır. Nitekim söz konusu müdahale seçimle gelen bir iktidara son vererek, demokrasi yolunda atılan adımların yeni bir görünüm kazanmasına neden olmuş, bu tarihten sonra Türkiye’nin demokrasi tarihi askerî müdahaleler nedeniyle kesintilere uğramıştır. Ülkenin çok partili hayata geçişinin sancıları sürerken, yaşanan bu süreç sonunda; Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan demokrasinin ilk şehitleri oldu.

27 Mayıs sadece bir darbenin adı değil, aynı zamanda darbeleri normalleştirmek isteyen zihniyetin de doğuşudur. Öyle ki Türkiye, 1960 darbesi sonrasında birçok darbe ve darbe teşebbüsüyle daha karşılaşmıştır. Sadece demokrasi değil ülke ekonomisi ve iç güvenliği de darbelerden etkilenmiştir. Aynı zamanda darbeler, toplumsal barışı da zedelemiştir. Sosyal dayanışma ve insanlar arasında güven gibi duygular büyük yaralar almıştır. Türkiye’nin, dünya çapında prestijinin zedelenmesine neden olmuştur.

Millî iradeye karşı yapılan bu darbeyle birlikte büyük bir zulme uğratılan Adnan Menderes ve dava arkadaşlarının idam edilişi, Türkiye tarihinin en acı hadiselerinden biri olmuştur. Türkiye’nin çok partili yaşama geçişte ve demokrasi serüvenindeki en önemli döneme damgasını vuran değerli devlet adamı Adnan Menderes, aziz milletimizin iradesinin ve tercihlerinin siyasal alana yansıması sürecinde simgeleşmiştir. Menderes liderliğinde Demokrat Parti (DP), Türk politik yaşamına millî irade kavramını tanıştırmıştır. Türkiye’de millî iradenin bayraktarlığını yapmış, Türk vatandaşına bu memleketin gerçek sahibinin kendisi olduğunu anlatmaya çalışmış ve en büyük siyasi gücün kendisi olduğuna inandırarak siyasete geniş halk kesimlerini ortak etmiştir. Üzerinden çok yıl geçmesine rağmen Menderes’in Türk siyasetinde izlerini görmek hâlâ mümkündür.

Darbelerin, dünyanın hiçbir ülkesinde özgürlük, ekonomik refah ve ülkenin toplu gelişimine katkı yaptığı, demokrasinin tesisini desteklediği görülmemiştir. Bu vesileyle demokrasi şehidimiz merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarını rahmetle anıyor, milletimizin bir daha böylesi kara günler yaşamamasını temenni ediyoruz.

“Adnan Menderes” konusunu farklı yönleriyle kapsamlı olarak dosya konusu yaptığımız bu özel sayımızda, eski Türk Tarih Kurumu Başkanı, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Refik TURAN ile bir röportaj gerçekleştirdik. Her ay farklı bir ili tanıttığımız dergimizde bu ay da “Kuruluşun ve Kurtuluşun Şehri Bilecik”e konuk olduk. Gençlerin de söz sahibi olduğu dergimizde, konumuzla ilgili olarak onların da fikirlerini aldık. “Tarihte Bu Ay Neler Oldu?” köşemizde, tarihin unutulmaya yüz tutmuş olaylarını yeniden gün yüzüne çıkardık. Bu sayımızda da bir film ve kitap tanıtarak sizlere önerilerde bulunduk. Yeni sayımızın düşünce iklimimizi zenginleştirmesini, fikir dünyamıza yeni değerler katmasını ve yol gösterici olmasını temenni eder, sizlere keyifli ve bilinçli okumalar dileriz.