Sosyal Medyada Şiddet ve Hukuki Yaptırımlar

Sosyal Medyada Şiddet ve Hukuki Yaptırımlar

1835 yılında, Samuel Morse’un ilk elektro mıknatıslı telgrafı keşfinden günümüze geçen süreçte haberleşme gelişmiş, yaygınlaşmış ve şekil değiştirmiştir. Bu gelişme ilk başta haberleşmede yaşanırken yazılı basın âdeta çağ atlamış, günümüze gelindiğinde ise, medya özelinde, radyo ve televizyon ile internet haberciliğinin yanı sıra sosyal medya alanını da kapsamıştır. Hızla değişim ve dönüşümün yanı sıra çok çeşitli hizmetlerin de varlığını beraberinde getirmiştir. Bu durum özellikle internet ve sosyal medya kullanıcıları açısından sıkıntılı durumlar yaşanmasına sebep olmuş, devletleri ve hükûmetleri çeşitli önlem ve çözümlerin düşünülmesi ile uygulanması noktasına getirmiştir.

Artık insanlar, bir haberi sadece eline alıp, dokunup, kokusunu aldığı bir gazetede okumuyor, bir tek radyodan dinlemiyor, bir televizyondan izlemiyor, internet üzerinden de okuyor, dinliyor, izleyebiliyor olmuştur. İnsanlar, hayatın akışındaki bu yenilikleri, durumları ve gelişmeleri kamu ya da özel radyo, televizyondan, internet gazetelerinden veya sosyal medyadan takip edebilir, isterse habere yorumuyla katkıda bulunabilir, üyesi olduğu sosyal medya gruplarında aynı habere farklı anlamlar yükleyerek yeniden ve saniyeler içinde grup üyelerine hatta daha geniş kitlelere iletebilir hâle gelmiştir.

Sosyal medya kullanıcılarının iyi niyetle oluşturduğu kısa metin veya haberler, kötü niyetli diğer üyeler tarafından çarpıtılarak paylaşabilmektedir. Daha da ilginci bir bireyi, belli bir grubu vs. aşağılama, kötü gösterme, yok sayma, iftira atarak yalancıymış gibi göstermesi de mümkündür. Sosyal medyada haberi, durumu ya da saf bir metni, kötü bir şey gibi kullanarak şiddete sebebiyet verecek şekillere sokabilmektedir. Bu durum karşısında sezgisi, hissiyatı ve duyguları yüksek herkesin farkında olabileceği gibi; farklı gruplar ya da kötü niyetliler tarafından da toplumda çatışma grupları oluşmasına ortam hazırlanmak istenmektedir. Çatışmaya hazırlanan, sivriltilen gruplar âdeta birer kukla gibi hareket etmekte, bazı medya aktörlerine malzemeye dönüşebilmekte, tekrar tekrar servis edilerek kendi döngüsünde birbirlerini beslemektedir.

Tüm dünyada ve ülkemizde sosyal medya, internet iletişimi; bireyleri, kurumları, ülkeleri birbirine bağlamaktadır. Ülkemizde ise artık kurumsal hizmetlerden bireysel hizmetlere birçok alanda kendini göstermekte, bireyler, internet ağı üzerinden, kamu ile olan işlerini halledebilmekte, çevrim içi derslere katılabilmekte, öğrencisi olduğu okulundan çok çeşitli hizmetler alabilmekte veya iletmek istediği bir bilgi, belge, dosya, haberi, ilgili yere iletebilmektedir. Sosyal medyada bir haberi, iletiyi, videoyu, bireylere veya gruplara ucuz, hızlı ve kolay iletip yönlendirebilmektedir. İletilen her bilgi doğru olmayabileceği gibi tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi her insanın ya da grubun iyi niyetli olamayacağı da muhtemeldir. Bu durumun sonucu olarak internet kullanıcıları güvenli internet, güvenli sosyal ağları tercih etse de yanılma payı her zaman olabilmektedir. İnternet sağlayıcıları ise bu durum karşısında çok çeşitli uyarı ve önlemlerle internet kullanıcılarına güvenli internet sunma çabasındadır.

Yalan ve yanlış haberler, insanlar için ne kadar çok can sıkıcı ve sakıncalıysa, devletler ve hükûmetler için de sakıncalıdır. Bunların önüne geçmek isteyen devletler kanunlar çıkartmış, bazı kanunlarda düzenlemeye gidilmiş hukuki yaptırımlara karar verilmiştir. Günümüzde, artık internet kullanımıyla ilgili suçlara cezalar verilebilmektedir. İnternet aracılığıyla yapılan ve hukuka aykırı işlenen suç durumlarında zarar görenin şikâyeti üzerine, şüpheliye, suçu işlediği kesinleşince çok çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır.
Her insan; ruhu ve bedeni, kültürel değerleri, ismi, resmi, şeref ve haysiyeti, onuru gibi özellikleri ile şahsına özel yüceliktedir. İnsanın maddi ve manevi varlığına yönelik şiddetin hiçbiri kabul edilemez ve affedilemez. Şiddeti, insanın insana yaptığı saldırı olarak düşündüğümüzde şiddeti yapanın hangi akıl düzeyinde olduğu, ruh ve beden sağlığının yerinde olup olmadığı muhakkak sorgulanmalı, hak ettiği ceza verilmelidir. Çünkü tüm kutsallığı ve yüceliğiyle hayatın merkezinde duran insan korunmalıdır.
…”Karşılıklı ilişkiler ortamında taraflardan biri ya da birkaçı doğrudan veya dolaylı, toplu ya da dağınık olarak diğerlerinin veya birkaçının bedensel bütünlüğüne veya törel, ahlaki / moral / manevi bütünlüğüne veya mallarına veya simgesel ve sembolik kültürel değerlerine oranı ne olursa olsun zarar verecek şekilde davranırsa, orada şiddet vardır.” (Michaud, 1986’dan akt. Özerkmen, 2012, s. 5).1

Şiddet; güç, baskı, zor kullanma yoluyla fiziksel ya da zihinsel zarar vermeye sebep olan eylem, yaklaşım ve tutum ve/veya söylemlerdir. Sağlık, sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil; kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik hâlidir. Yine Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sağlığı, “sadece hastalıkların ve rahatsızlıkların olmayışı değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hâli” olarak açıklar.2

Yukarıdaki tanımından da anlaşılacağı üzere şiddet, insan sağlığını olumsuz etkileyen ve istenmeyen durumlara neden olan kötü bir durumdur. İnsanın bedeni ve/veya ruh sağlığına yapılan her türlü şiddet ve/veya zarar verme, hukuka aykırı sonuçları beraberinde getirir. İnsanın, ruh ve bedenine verilen zarardan dolayı hak arayışına geçmesi ve şikâyet dilekçesi yazarak başvurması gerekmektedir. Gerçek kişiler şikâyetlerini kolluğa ya da Cumhuriyet Savcılıklarına dilekçeyle bizzat yerine getirebilirken; tüzel kişiler yetkilendirdikleri kurum temsilcileriyle şikâyetlerini dile getirirler.

Cinsel taciz, çocuk pornografisi, hayvana şiddet, insana kasten saldırmak, nefret söylemleri, tehdit konulu içerikler sosyal medya paylaşımlarında sıkça rastlanmaktadır. Bu tür içeriklerden rahatsızlık duyan ve istemeyenler, içeriğin sosyal medyadan kaldırılmasını, sosyal medya platformundan veya hukuki mercilere başvurarak isteyebilirler.

4/5/2007 tarihinde kabul edilmiş olan 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da, sosyal medyada şiddet içeriği ve cezaları, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları ile yerine getirilmesi başlığı altında 8. Madde’sinde düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir: a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan bu suçlar ve yaptırımları şunlardır:

İntihara Yönlendirme: Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (84. Madde)

Çocukların Cinsel İstismarı: Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (103. Madde)

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma: Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştıran kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (190. Madde)

Sağlık için Tehlikeli Madde Temini: Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (194. Madde)

Müstehcenlik: Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinlete kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (226. Madde)

Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (226. Madde)

Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (226. Madde)

Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (226. Madde)
Fuhuş: Çocuğu fuhuşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya da çocuğun fuhuşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır. Fuhuşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir. (227. Madde)
Kumar Oynanması için Yer ve İmkân Sağlama: Kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.

Suçun, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Suçun, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. (228. Madde)3

5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna atıf yapılmış ve ayrıca 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun düzenlenmiştir. 5816 ve 7258 Sayılı Kanunlarda belirtilen suçların da içerikte yer alması hâlinde yaptırım uygulanacağı 5651 Sayılı Kanun’da belirtilmiştir.

5816 Sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun: Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse, asıl fail gibi cezalandırılır. (1. Madde) Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasıyla işlenirse, hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır. Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır. (2. Madde)4

7258 Sayılı Kanun Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun: Bu madde kapsamına giren suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun erişimin engellenmesine ilişkin hükümleri uygulanır.

Bu madde kapsamına giren suçların işlendiği iş yerleri mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından ihtarda bulunmaksızın üç ay süreyle mühürlenerek kapatılır. İş yeri açma ve çalışma ruhsatına sahip iş yerlerinin ruhsatları, mahallin en büyük mülki idare amirinin bildirimi üzerine ruhsat vermeye yetkili idare tarafından beş iş günü içinde iptal edilir.5

Suç şikâyete tabi ise Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulur, sosyal medya hesabının adres bilgileri ve ekran görüntüleri dilekçe ekinde sunulur, Savcılığın ivedilikle soruşturmaya başlaması önemli olduğundan bazı durumlarda savcılık kendiliğinden harekete geçer resen araştırma yapabilir. Savcılığın iddianame düzenlemesiyle dosya mahkemeye sevk edilir, böylece mahkeme süreci başlar.

Bilişim suçlarında görevli mahkeme, asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleridir. Suçun nev’ine göre Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemeleri bakabilir. Ayrıca Sulh Ceza Hâkimliği ivedi durumlarda erişimin engelleme kararını 24 ya da 48 saat içinde duruşmasız olarak verebilir.

Sonuç olarak; internet ortamı, sosyal medya, sosyal ağlar vb. mecralarda, insanın kutsal ve yüce varlığına, maddi ve manevi değerlerine karşı işlenen her suç, Türk hukuk sisteminde gerçek hayattaki suç gibi görülmekte değerlendirilmektedir.
Kaynakça

  1. M. Nur Erdem/Manas Sosyal Araştırmalar Dergisi/Medya İçeriğinde Şiddetin Sunumu Üzerine Argümantatif Bir Çalışma/2020 Cilt: 9 Sayı:. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1067742. [Çevrimiçi] [Alıntı Tarihi: 22 07 2022.]
  2. Sağlık/https://tr.wikipedia.org/. https://tr.wikipedia.org/wiki/Sa%C4%9Fl%C4%B1k. [Çevrimiçi] [Alıntı Tarihi: 21 07 2022.]
  3. Mevzuat Bilgi sistemi/Türk Ceza Kanunu/Kanun Numarası:5237/84, 103,123 A-2,190,194,225,225,227,227. Maddeler. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5. [Çevrimiçi] [Alıntı Tarihi: 22 07 2022.]
  4. 5816, Mevzuat Bilgi Sistemi/Atatürk Aleyhine işlenen Suçlar/Kanun Numarası:. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5816&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3. [Çevrimiçi] [Alıntı Tarihi: 22 07 2022.]
  5. Numarası:7258, Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun/Kanun. https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.3.7258.pdf. [Çevrimiçi] [Alıntı Tarihi: 22 07 2022.]
error: İçerik korunmaktadır !!