EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLERİMİZDE YENİ DÖNEM: KIRGIZİSTAN’I PARLAK BİR GELECEK BEKLİYOR

EKONOMİK VE  TİCARİ İLİŞKİLERİMİZDE YENİ DÖNEM: KIRGIZİSTAN’I PARLAK BİR GELECEK BEKLİYOR

Kırgızistan’ı ilk tanıyan ülke olan Türkiye olarak, Kırgızistan’ın parlak geleceğine inanıyoruz.
Kırgızistan, bizim de Ata vatanımızdır.

Tarihi, 2500 yıl öncesine kadar uzanan, kadim bir medeniyete sahiptir.

Türklerin bilinen en eski yazılı belgeleri olan Yenisey ve Orhon Yazıtları’nda, tarihleri en eski Türk halklarının başında yer almaktadır. Kaşgarlı Mahmut da, Kırgızları “en iyi Türkçe konuşan Türk halkı” olarak tanımlamaktadır.

Günümüzde de, Talas gibi Kırgız isimleri ve Kırgız kültürü, Türkiye’de birçok şehrimizde yaşamaktadır.
Benim de 4-5 kez bir arada olma onuruna eriştiğim merhum Cengiz Aytmatov, sadece Türk dünyasında değil, aynı zamanda dünyada da tanınan, sevilen, çok büyük bir yazar ve entelektüeldir.

Dolayısıyla, Türkiye-Kırgızistan ilişkilerine önem ve öncelik verdik.

Manas Üniversitesi kampüsündeki cami inşaatına da katkı sağladık.

Yine Manas Üniversitesi tarafından da, şahsıma, Fahri Doktora unvanı takdim edildi.

Kırgızistan’da çeşitli sektörlerde 500 civarında Türkiye sermayeli firmamız faaliyet gösteriyor.
Bu firmalarımız, 5 bini aşkın Kırgız vatandaşına istihdam sağlıyor.

Türkiye, Kırgızistan’a en çok yatırım yapan ilk dört ülke arasında yer alıyor.

Müteahhitlerimiz bugüne kadar 75 projede 1 milyar dolar değerinde proje üstlendi.

Bu projelerle firmalarımız, Kırgızistan’ın bağımsızlığından itibaren hayata geçirdiği kalkınma hamlesine destek verdiler.

Türkiye olarak firmalarımızın buradaki yatırımlarından şüphesiz ki daima gurur duyuyoruz.
Gelecekte çok daha başarılı projelere imza atacağımıza inanıyorum.

Ticaret hacmimiz şu an sadece yarım milyar dolar düzeyinde.

Ticaret hacmi yarım milyar dolar gözükse de, biz bunun 2 milyar dolara çıkabileceğini düşünüyoruz.
İki kardeş ülke el ele vererek, Kırgızistan ekonomisini daha çok büyüteceğimize inanıyoruz.
Kırgızistan, hidroelektrik başta olmak üzere rüzgâr, güneş ve jeotermal enerji üretimi için ciddi kaynaklara sahiptir.

Tekstil başta olmak üzere, ülkenin sahip olduğu doğal zenginliklere uygun sanayileşme için ciddi potansiyel vardır.

İkili düzeydeki iş birliğinin kapsamını genişletmek ve içeriğini derinleştirmek üzere, Türk-Kırgız Ticaret ve Sanayi Odası’nı Kırgız Cum. Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte kurduk.

Bu ortak “Oda” vasıtasıyla, Türkiye’de ve Kırgızistan’da, işletmelerin sıkıntılarını ve önerileri toplayıp, hükûmetlerimize hızlı bir şekilde aktarmaya başladık.

Böylece ikili ticaret ve yatırım ilişkilerine önemli katkılar sağladık.

Kırgızistan’ın da kurucu olarak yer aldığı Türk Ticaret ve Sanayi Odası’nı 6 devlet olarak ama tek millet vizyonuyla 2019 yılında kurduk.

Dolayısıyla bugün hem Türkiye iş dünyasının çatı örgütü olan TOBB hem de 1,1 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahip Türk dünyasını bir araya getiren Türk Ticaret ve Sanayi Odası olarak, çok taraflı çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Kırgızistan’la ortak kültürümüzün harcıyla ördüğümüz bağlarımız, geçmişte olduğu gibi gelecekte de bizi, ayrılmaz dostlar kılmaya devam edecektir.

Kırgızistan’da özel sektörü öne çıkaran ekonomideki reformları da memnuniyetle takip ediyoruz.
Zira güçlü ekonomi, özel sektörün de güçlü olmasını gerektirir.

Girişimcilik bu bölge için en önemli zenginleşme aracıdır.

Kırgızistan’ın iktisadi ve sosyal dönüşüm sürecindeki başarısını memnuniyetle takip ediyoruz.
Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı liderliğinde Kırgızistan’ın, ticaret ve yatırım anlamında cazibesini artıracağına, özel sektörü ve girişimciliği öne çıkaran iktisadi reformları gerçekleştireceğine inanıyorum.
Yeni dönemde, Kırgızistan ile çok daha derinlemesine bir iş birliği içinde olacağız.
Bu vesileyle kardeş Kırgız halkının ve devletinin bağımsızlığının 30. yılını kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

error: İçerik korunmaktadır !!