AĞUSTOS 2021 SAYIMIZ ÇIKTI

Köklü bir tarihî geçmişe ve birikime sahip olan Türkmenler, Türkmenistan başta olmak üzere; Irak, İran, Türkiye, Afganistan, Suriye ve dünyanın farklı coğrafyalarında millî kimliklerini muhafaza ederek yaşamaktadırlar. Safkan Türk diyebileceğimiz Türkmenler, asırlar boyunca “Türk Töresi”ne bağlı yaşamışlardır. Töreye bağlılık gereği, tarih boyunca son derece disiplinli bir hayat süren ve bu disiplinleri sebebiyle öz benliklerini koruyup, hızlı bir şekilde teşkilatlanan Türkmenler, bugün dahi bu özelliğini sürdürmektedir.

 
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra 27 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşan Türkmenistan, günümüzde de, millî kimliğini korumaya, değerlerini yeniden yerleştirmeye çalışmakta ve bölgede güçlü ve istikrarlı bir devlet olma yolunda hızla ilerlemektedir. Bu bağlamda ise gardaşı Türkiye, bağımsızlığından sonra Türkmenistan’ı yalnız bırakmamış, onu ilk tanıyan ve Aşkabat’ta ilk Büyükelçilik açan ülke olmuştur. Ortak tarihi, dili, dini ve kültürü paylaşan iki kardeş ülke ve halk olan Türkiye ve Türkmenistan arasında, “Bir Millet, İki Devlet” temelinde dengeli, karşılıklı saygı ve iş birliğine dayalı özel ilişkiler bulunmaktadır. İki ülke arasındaki iş birliği; dış politika, enerji, ticaret ve ekonomi, kültür ve eğitim başta olmak üzere her alanda olumlu bir seyir izlemektedir.

 
Türkmenistan, çok yönlü özelliklere sahip bir ülkedir. Sahip olduğu doğal kaynaklar ve Orta Doğu enerji kaynakları ile Hazar ve Orta Asya enerji kaynakları arasında geçit ülkesi olması onu büyük enerji oyununun bir aktörü yapmaktadır. Bugün Türkmenistan, doğal gaz bakımından dünyada dördüncü sıradadır ve enerjide söz sahibidir.

 
Türkmenistan, bugün dış politikada daha aktif, bağımsız ve tarafsız bir politika izlemekte ve dış politikasında saygınlık kazandıran bir sürece imza atmaktadır. Türkmenistan’ın bu pozisyonu, ülkeyi Orta Asya Cumhuriyetleri arasında en güvenli ve istikrarlı bir ülke konumuna getirmiştir. Hâliyle bu gelişme, ülkeye yatırımların gelmesini kolaylaştırmış, ekonomik kalkınmanın önünü açmıştır.

 
Türkmenistan, bizim millî kültür değerlerimiz bakımından, kültürel mirasımız açısından çok değerlidir. Ata yurdumuz ve oradaki bulunan kültürel varlıklar, tarihî birikim, göç kültürüne dair önemli kültürel miras öğeleri başta olmak üzere birçok kültürel değer, bu iki kardeş ülkeyi ortak kılmaktadır. Dileriz ki, beraberliğimiz ve gönülden kurulan bu dostluğumuz daim olsun. Bu vesileyle bağımsızlığının 30. yılında Türkmenistan’ın ve halkının “Bağımsızlık Günü”nü en içten dileklerimizle kutluyoruz.

 

Bu özel sayımızda, uzman yazar kadromuzla birlikte bağımsızlığının 30. yılında “Türkmenistan” konusunu ele aldık. Gençlerin de söz sahibi olduğu dergimizde, konumuzla ilgili olarak onların da fikirlerine yer verdik. “Tarihte Bu Ay Neler Oldu?” köşemizde, tarihin unutulmaya yüz tutmuş olaylarını yeniden gün yüzüne çıkardık. Bu sayımızda da bir film ve kitap tanıtarak sizlere önerilerde bulunduk. Yeni sayımızın düşünce iklimimizi zenginleştirmesini, fikir dünyamıza yeni değerler katmasını ve yol gösterici olmasını temenni eder, sizlere keyifli ve bilinçli okumalar dileriz.