ŞUBAT 2021 SAYIMIZ ÇIKTI

Her milletin kendine özgü bir kültürel mirası vardır. Çok eski bir tarihe sahip olan Türklerin de, 7. yüzyıla ait en eski yazılı belgelerinden itibaren ve hemen herkesin kabul ettiği bir düşünceyle çok daha gerilere kadar götürülebilen tarihlerden itibaren çok zengin, güçlü ve köklü bir kültürü vardır. Yazılı ve aynı zamanda sözlü gelenek yoluyla da devam eden bu kültür ve dil unsurları arasında atasözleri ilk sırayı tutar. Atasözleri, geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri tecrübe ve bunlara dayanan düşüncelerden doğan ve benimsenen, kimin tarafından söylendikleri belli olmaksızın ağızdan ağıza dolaşan, yol gösterici nitelik kazanmış, az kelime ile çok mana ifade eden kültür unsurlarıdır.

Bu özlü sözler, kendine has özellikleriyle toplumu bir araya getirme, kültürel ortaklığı sağlama, birlik ve beraberliği temin etme, bütün Türk dünyası ile daha öz söyleyişle Türk milleti ile ortak duyuş ve düşünüşü ifade etme özellikleriyle birleştirici olmuşlardır. Türk toplumu açısından İslam dinini kabul etmeleri ile birlikte yaşanmakta olan değişimin şahitleri olarak atasözleri, Kaşgarlı Mahmut tarafından bir araya getirilerek bu kültürel bellek üzerinden sosyolojik bir yorumun imkânı ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede atasözlerinde din, ahlak, kimlik ve aile gibi kavramlara dolaylı veya doğrudan göndermeler bulunmaktadır. Bu sebeple atasözleri; milletlerin yaşayışlarını, tecrübelerini, deneyimlerini ve dünya görüşlerini görmemiz açısından son derece önemli kaynaklardır.

Atasözlerinin oluşumunda her ne kadar bireysel deneyimlerden yola çıkılmışsa da bu deneyimler şimdiki zamanı geçip, geniş zamana yerleşen ve toplumsal kullanıma açılan birikimlerin sonuçlarıdır. Defalarca denenmiş ve bu yolla geçerlilikleri kanıtlanmış sözlerdir. İşte bu yüzden Türkler için atasözleri çok önemlidir ve atalar yadigârıdır. Anlatıma derinlik, kolaylık ve akıcılık kazandıran bu kalıp ifadeler/sözler, kültürel bilincin nesilden nesile aktarımı ve devamlılığı noktasında Türkçe eğitimi içerisinde kendine önemli bir yer edinir.

“Atasözleri” konusunu farklı yönleriyle kapsamlı olarak dosya konusu yaptığımız bu özel sayımızda, Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi Türk Halkbilimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu ile bir röportaj gerçekleştirdik. Her ay farklı bir ili tanıttığımız dergimizde bu ay da “Karadeniz’de Bir Gümüş Şehri Gümüşhane”ye konuk olduk. Gençlerin de söz sahibi olduğu dergimizde, konumuzla ilgili olarak onların da fikirlerini aldık. “Tarihte Bu Ay Neler Oldu?” köşemizde, tarihin unutulmaya yüz tutmuş olaylarını yeniden gün yüzüne çıkardık. Bu sayımızda da bir film ve kitap tanıtarak sizlere önerilerde bulunduk. Yeni sayımızın düşünce iklimimizi zenginleştirmesini, fikir dünyamıza yeni değerler katmasını ve yol gösterici olmasını temenni eder, sizlere keyifli ve bilinçli okumalar dileriz.