HAZİRAN 2019 SAYIMIZ ÇIKTI

19. yüzyılın sonuyla yirminci yüzyılın başı, Osmanlı Devleti’ni, içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtarmak için dönemin aydınları bazı düşünsel tartışmalar içine girmişler ve bu yüzyılda “Bu devlet nasıl kurtulur?” sorusuna yanıt aramışlardır. Bu doğrultuda Osmanlı aydınları, bu sıkıntıların sebeplerini ve bundan kurtuluş yollarını aramaya ve sonuçta bazı “teşhis” ve “tedavi” biçimleri ortaya koymaya girişmişler; bu da birtakım fikir akımlarının doğmasına yol açmıştır.

Bu fikir akımları, Osmanlının son dönemlerinden Cumhuriyetin kuruluş yıllarına ve hatta bugüne; hızında, yoğunluğunda ve yaygınlığında farklılaşmalar olsa bile hâlâ tedavüldedir. Geçmişten bugüne baktığımızda bizim çok zengin ve köklü bir tarihimiz, güçlü bir kültürümüz var. Toplumsal huzur ve emin gelecek için fikir sistemimizin omurgasını oluşturacak unsurların yerli ve millî değerler ışığı altında olması gerekmektedir.

Bugün birçok ideoloji ve fikir akımları, Batı uygarlığının ömrünü uzatmak için düşünülmüş araçlardır. Bu araçlarla Batı uygarlığı, kendi düşünce tarzını diğer medeniyetlere, dolayısıyla Türk-İslam uygarlığına dayatmaya çalışıyor. Bugün hâlen Batı’nın seviyesine ulaşma düşüncesi, beraberinde birçok soruyu akla getirmiştir. Batı düşüncesinin bir bütün mü yoksa kısmen mi alınacağı konusu ön plana çıkmıştır. Bunun yanında Batı’dan alınan manevi unsurların yerli unsurlarla ne derece uyuşabileceği de sorulan sorulardan birisidir.

Bu konuda, Nurettin Topçu’ya göre yapılacak olan iş, Batı’nın değeri takdir edilen metotlarını kullanarak kendi bilim zihniyetimizi oluşturmak; kendi mazimizin, kendi kaynaklarımızın mahsulü olan kültürü, Garbın ve bütün insanlığın büyük eseri olan metotlarla yoğurmaktır. Biz, bugün; Balkanların, Kafkasların, Türk ve Arap dünyasının çocuklarını aynı tarih şuuru, düşüncesi ve medeniyet tasavvuru etrafında toplayan “Büyük Türk Milleti”yiz. İnsanlık, bizim medeniyet değerlerimize muhtaçtır. Yerli ve millî düşünce inkılabını gerçekleştirdiğimiz takdirde geleceğe çok daha emin adımlarla ilerleyeceğimizden şüphe duyulmasın.

“Fikir Akımları” konusunu farklı yönleriyle kapsamlı olarak dosya konusu yaptığımız bu özel sayımızda, Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Muhammet Savaş KAFKASYALI ile bir röportaj gerçekleştirdik. Her ay farklı bir ili tanıttığımız dergimizde bu ay da “Tarih ve Doğanın Buluştuğu Kent Kırklareli”ye konuk olduk. Gençlerin de söz sahibi olduğu dergimizde, konumuzla ilgili olarak onların da fikirlerini aldık. “Tarihte Bu Ay Neler Oldu?” köşemizde, tarihin unutulmaya yüz tutmuş olaylarını yeniden gün yüzüne çıkardık. Bu sayımızda da bir film ve kitap tanıtarak sizlere önerilerde bulunduk. Yeni sayımızın düşünce iklimimizi zenginleştirmesini, fikir dünyamıza yeni değerler katmasını ve yol gösterici olmasını temenni eder, sizlere keyifli ve bilinçli okumalar dileriz.