OCAK 2015 SAYIMIZ ÇIKTI

Medeniyet coğrafyamızın bir bütün halinde zor bir dönemden geçtiği bu günlerde Yerli Düşünce dergisinin ilk sayısı ile selamlıyoruz siz değerli okuyucularımızı.

Önce dergimizin adını neden “Yerli Düşünce” olarak belirledik, bundan başlayalım isterseniz.

Her şeyden önce bize göre “yerlilik” bu topraklara, bu gelenek ve medeniyete ait olmak, kök salmak ve bütün tarihsel, kültürel müktesebatımızı sahiplenmektir. Bu coğrafyanın, bu iklimin nefesini solumaktır.

İnanç ve medeniyet coğrafyamızda var olabilmenin temel şartlarından biri hiç kuşkusuz yerli kalmaktır. Bedenleri Anadolu’da olsa bile ruhen mekânsızlaşanların yerli kalma şanslarının bulunmadığına inanıyoruz.

Bu yüzden düşüncede yerli kalmayı yeğliyor; bunun, ülkemizin İslâm medeniyetinin bizatihi merkezi konumunda bulunması zaruretinden kaynaklandığını da biliyoruz.

Tarih ve medeniyetimizin omuzlarımıza yüklediği sorumluluk hayli büyük. Anadolu insanının taşıyıcısı olduğu ruh köküne bağlı kalmak ve bu damarı fikir planında derinleştirmek gibi bir yükümlülükle yayın hayatına başlıyoruz. İstiyoruz ki Yerli Düşünce bir mektep olsun ve bu topraklarda Anadolululuk, yerlilik düşüncesinin tohum serpicisi ve koruyucusu olarak yazın hayatında daima varlığını muhafaza ettirsin.

Yerli Düşünce liseli, üniversiteli, genç, yaşlı demeden insan kaynağımızın tamamını sahiplenme hedefindedir. Ulaşacağı her fertte fazilet duygularını inkişaf ettiren, müdavimlerine ruh yüceliği kazandıran bir irfan ocağı olmayı arzulamaktadır.

Toplum hayatında dergilerin siyasî, sosyal ve kültürel fikirlerin geliştirilmesinde öneminin büyük olduğunu hepimiz biliyoruz. Cemil Meriç’in deyimiyle “Dergiler, hür tefekkürün kalesidir.” Cemiyeti ayakta tutan fikir ve sanat adamları ile ediplerin yetiştirildiği en nadide mekteplerdir. Tarih boyu daima özgür düşüncenin zuhur ettiği mahaller olarak adından söz ettirmiştir.

Yerli Düşünce, felsefî manada hiçbir parti, dernek, sendika veya cemaatin propagandacılığını yapmayacak, ufak hesaplar uğruna kimsenin peşinden sürüklenmek gibi bir çabanın içerisinde olmayacaktır.

Siyasî, sosyal ve toplumsal meselelerde kimseye tarafsızlık vaadinde bulunmamakta, tam aksine daima hakkın, hakikatin ve haklının tarafı olacağını beyan etmektedir.

Hayatımıza tesir eden toplumsal meseleleri basit kurnazlıklarla geçiştirmeyi değil, bunları sorgulamayı ve uyarmayı vazife bilme kararlılığındadır.

İlk sayımızda “Başkanlık Sistemi” dosyası ile huzurlarınızdayız. Tarihimizde ilk defa Cumhurbaşkanının halka tarafından seçilmesi ve bununla birlikte gündeme taşınan başkanlık sitemi konusu enine boyuna tartışılsın istedik.

Allah (C.C.) müyesser ederse her ay yepyeni dosya konuları ve birbirinden zengin içeriklerle karşınızda olacağız. Her yeni sayımızın ülkemizin fikir hayatına yeni bir soluk getirmesi temennisiyle!..