OCAK 2017 SAYIMIZ ÇIKTI

Kemal Tahir, Sanat ve Edebiyat Notlarında gerçek yerli düşünce üzerine bazı mülahazalarda bulunur ve başlangıç olarak şu soruyu sorar:

“Biz hepimiz, fert olarak kendimize karşı, memlekete karşı, halka karşı, ödevlerimizi bu memleketin gerçek vatandaşı olarak yapabilmekte miyiz? Hangi davranışlarımız yerli gerçeklerimize uygun, hangileri Batı kitaplarının, Batı etkisinin baskısındadır?”

İkinci yılımızı doldururken bu soruya göğsümüz dik olarak cevap verebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İlk sayımızda yerliliği şöyle tanımlamıştık: “Bu topraklara, bu gelenek ve medeniyete ait olmak, kök salmak ve bütün tarihsel, kültürel müktesebatımızı sahiplenmektir.”

Yüklendiğimiz görev ve üstlendiğimiz sorumluluk ilk sayıdan itibaren değişmemiş olmakla beraber bu topraklardan yola çıkarak Türk-İslam dünyasının sesini evrensele ulaştırma yolundaki gayretimiz hala devam etmektedir. Medeniyet kodlarımızda mevcut olan irfan ve birikimi özellikle yeni yetişen nesle aktarma konusundaki hassasiyetlerimiz okurlarımızdan aldığımız dönüşler ve dergimizin yazılı basındaki yeri itibariyle kendini ispatlamıştır.

İki yılın ardından geriye dönüp başlangıca bakmak; kat edilen yolun çetinliğini görme ve verilen emeğin değerini tartma konusunda faydalı olacaktır. Burada “sıfırdan başlamak” tabirini kullanmak yersizdir. Çünkü başlangıçtan itibaren kimsenin kolay kolay güç yetiremeyeceği bir umut ve isteğe sahiptik. Bizden olanı sunmak, bunun farkındalığını oluşturmak tahmin edersiniz ki bilimin ve kültürün Batı’nın tekelinde olduğu düşüncesine bir nevi karşı çıkmakla mümkündü. Bu sebeple her sayıda “yerlilik bilinci” üzerinden vurgulamak istediğimiz; sahip olduğumuz değerlerin zenginliği ve evrenselliğidir. Yalnız kendi ülkesinin değil tüm Türk-İslam coğrafyasının derdiyle dertlenmiş yazarlarımız her sayıda özenle hazırladıkları yazılarıyla bunun mücadelesini vermektedirler. Unutulan sanatları hatırlatmak, kültürel değerlerimizin gün yüzüne çıkmasını sağlamak da hedeflerimizden birisidir. Bilim ve kültür dünyasına hizmet etmiş ve uluslararası düzeyde çalışmalar yapmış münevverlerimizi ekseriyetle tanıtma amacımız ise yeni neslin bunlardan feyz almasının yanı sıra eski kuşağın var olan değerleri yeniden gözden geçirmesini sağlamaktır.

Biz yola halis niyetlerle çıktık. Muvaffakiyet için en önemli şartın temiz niyet ve inanç olduğunu kendimize hatırlattık. 2016 yılının Mayıs ayında dergimizin 12 sayıdan oluşan cildini Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sunmanın haklı gururunu yaşadık.

Umut ediyoruz ki bu toprağın sesi olan Yerli Düşünce daha nice yıllar “biz” olma yolundaki mücadelesini sürdürecektir. İki yılın ardından daha ilk sayıda tanımladığımız değerlere bağlı kalabilmiş olmak bizim için ödüllerin en büyüğüdür.

Başta yayın ekibimiz olmak üzere tüm değerli yazarlarımıza içten ve minnet dolu bir teşekkürü borç biliriz.